8 Mayıs 2016 Pazar

Tarihteki İlk En Büyük Kahraman; Herakles

Eski Yunan’ın en büyük kahramanı Herakles’ti. Atina’dan başka bütün illerde Theseûs’tan önce anılırdı adı. Atinalıların düşünce yapısı, öteki Yunanlılardan değişik olduğu için, kahramanları da değişikti. Yalnız beden gücüne bakmazdı Atinalılar, akıl gücü de onlar için sön derece önemliydi Theseus, akıl gücüyle beden gücünü kendinde toplamış bir insan olduğu için kısa zamanda Atina’nın gözbebeği olup çıkıvermişti. Atinalılara bakılırsa, ondan üstünü yoktu ölümlüler arasında. Öteki Yunanlılara kalırsa, ölümlüler içinde en büyük, en üstün kahraman Herakles’ti.


Herakles’in inanılmaz gücü kendisini aşırı derecede gururlu yapmıştı. Ünlü kahraman, yerinin tanrılar arasında olduğuna inanır, ara sıra da ölümsüzlere kafa tutardı, ölümsüzler pek bir şey diyemezlerdi ona, bazı kereler yardımını bile isterlerdi onun. Devlerle tanrılar arasındaki savaşta Herakles tanrıların yanım tutmuş, attığı oklarla devlerin yenilmesini sağlamıştı. Bir keresinde de Apollon’a kızmış, onunla savaşmaya kalkmıştı. Delphoi tapınağının bakıcısına bir soru sormuştu Herakles. Bakıcı onun sorduğu soruya cevap vermeyince, zavallı kadıncağızı kaldırdığı gibi götürmüş, kendi adına bir tapınak kurmaya kalkmıştı. Bakıcısına böyle bir şey yapılmasından hoşlanmayan Apollon, cezalandırmaya kalkmıştı Herakles’i. Herakles tanrıdan korkmamış, ona kafa tutmuştu. Araya Zeuş girmeseydi büyük bir kavga olacaktı.


Aslına bakılırsa, Herakles’ten Ödü kopuyordu Apollon’un. Ama tanrılık bu, herkes ne derdi sonra. Zeus’un araya girmesiyle yatışmış göründü; bakıcısına söyleyip, Herakles’in istediği cevabı verdirdi.


Kendi gücüne beslediği büyük inanç yüzünden hiçbir şeyden yılmazdı Herakles. Kendisini yense yense ancak büyü, ya da insanüstü bir güç kullanan tanrılardan biri yenebilirdi. Sonunda da öyle oldu zaten. Hera, büyüyle sırtını yere getirdi onun. Ama yaşadığı sürece Herakles’i karada, denizde, havada kimse yenemedi.


Zekâ bakımından ünlü kahramanın pek öyle gelişmiş olduğu söylenemezdi. Bir gün sıcaktan bunalmış, güneşe ok atarak onu söndürmeye, böylece serinlemeye çalışmıştı. Bir gün de denizde giderken dalgaların gemiyi sarsmalarına kızmış, eğilerek sulara uslu durmalarını, yoksa hepsini cezalandıracağını söylemişti. Duygu açısından ele alınınca, Herakles’in çok ince bir kişi olduğu görülürdü. Hylas’ı yitirdiği zaman Argo gemisinden çığlık çığlığa, üzüntü içinde ayrılışı: daha önce anlatılmıştı. Bu aşın duygululuğun ara sıra zararları da dokunurdu kendisine. Çabuk Öfkelenir, her yanı kırıp geçirir, öfkesi yatışınca da yaptıklarına pişman olurdu. İşte o zaman kendisinin cezalandırılmasını isterdi. Zaten kendisi İstemeden ünlü Herakles’i cezalandırmak kimin elinden gelirdi ki. Onun kadar çok ceza çekeni görülmemiştir ölümlüler arasında. Kendi isteğine rağmen, onu cezalandırmaktan korkanlar da olurdu ara sıra böyle durumlarda Herakles, kendi kendisini cezalandırırdı.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.