4 Mayıs 2016 Çarşamba

Yedi İklimi İdâre Eden Mitoloji

Doğu bilgilerine göre; idaresi göklerden gelen dünya, yedi iklime ayrılmıştır. Türk çevresine de geçen ve mitolojik hava içinde verilen bu bilgilerde yediye ayrılan iklimlerin her birini bir yıldız idare eder. Bu iklimlerle bunları idare eden yıldızların tablosunu şöyle tertiplemek mümkündür:


Birinci iklim: Hint diyarı, İdare eden: Zuhal. Rengi siyah. Yedinci gökte, İkinci iklim :  Çin diyarı. İdare eden:  Müşteri Kahverengi Altıncı gökte. Üçüncü iklim: Türk diyarı. İdare eden: Mirrih. Kırmızı. Beşinci gökte. Dördüncü iklim : Horasan diyarı. İdare eden: Güneş, Sarı. Dördüncü gökte. Beşinci iklim : Mâvera ün nehir diyarı. İdare eden: -Zühre, Yeşil. Üçüncü gökte. Altıncı iklim : Rum diyarı. İdare eden: Utarit. Mavi, İkinci gökte yedinci iklim : Bulgar diyarı: İdare eden: Ay. Beyaz. Birinci gökte. Bu yedi iklime Farslar. (Heft iklim), Araplar (Ekaalim-i Seb’a) derler.


Bu iklimlerin dışında kalan yerlere de (Karanlıklar diyarı) denir. Yedi iklimi idare eden yıldızlar göklerde bulunur. Bunların beşi önemlidir. Güneş ve ay ile yedi olur. Bu beş yıldızdan Ay’ın bulunduğu gök yeşil Zebelcettendir. Utarit’in bulunduğu gök sarı yakuttandır. Zührenin bulunduğu gök. Kızıl Yakuttandır. Zuhal’ın bulunduğu gök ak gümüştendir.


Gök Gürültüsü, Şimşek, Yıldırım


Göklerde geçen bu tabii olaylar da kutsal sayılırdı. Altaylı’lara göre yıldırım ve şimşek Ülgen’in emrinde olduğu gibi, yıldırım ayrıca tanrı da sayılırdı. Yıldırım hem korkutur, hem de sevilir ve kutlanırdı. Gök gürültüsü; tanrı arabasının koşturduğu zaman tekerleklerin çıkardığı sesler olduğu gibi, şimşek te tanrının şeytanlara attığı oklardı.


Yıldırım tanrı Yerdeki kötü ruhları takip eder. Kötü ruhların saklandığı ağaçlara ateşi gönderir, yıldırım düşer. Yıldırım düşen ağaçtan bir parça alınıp saklamfsa o yere kötü ruh girmez. Urenha’lar yıldırım tanrısına süt, ayran sacı ederler.


Urenha, Kazan-Kırgız kadınları ilkbaharda ilk şimşek çaktığı ve gök gürlediği zaman çadır çevresinde süt, ayran, kımız dolu kapları dolaştırıp sacı töreni yaparlar. Müslüman Türklerden Başkurt kadınları ise şimşek çakarken süt, ayran gibi beyaz içkileri örterek saklarlar. İnançlarına göre süt ve ayrana yıldırım düşermiş… Uryankıt’ar yıldırımdan korkmazlar. Şimşek çakıp gök gürlerken bağırıp çağırırlardı. Uygur’lar yıldırımın düşmesini beğenirler. Gök gürledikçe bağırıp çağırırlar, göğe doğru ok atarlar… Bir yıl sonra güz mevsiminde, atların iyi beslendiği sırada yıldırım düşen yere toplanırlar, bir koyun kesip oraya gömerler. Kadrı Şaman İlâhiler okur. Atlı erkekler bu yerin çevresinde bir kaç defa dönerler.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.